Hurrem Kedi Sarayda

Barış Pirhasan'ın yazıp Ceren Oykut'un resimlediği "Hurrem" İletişim Yayınları'ndan çıktı. Kitapta Kanuni Sultan Süleyman ile Hurrem'in büyük aşkı anlatılıyor. Ama Hurrem bu sefer karşımıza kedi olarak çıkıyor.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
05 Kasım 2011, Cumartesi

"Bir kediden dinledim bu öyküyü

Adını Şenlik koymuştum kedinin

Sokakta bulmuştu beni

Sokakta bırakıp gitti.

Aramadım bile

Koynumda geçirdiği gecelerden

Hurrem kalmıştı geriye."

Böyle başlıyor Barış Pirhasan'ın kaleminden çıkan Hurrem'in öyküsü.

İlk cümlelerinde saklı olan vaadi sonraki sayfalarına taşımayı başaran bir çocuk kitabı Hurrem. Şenlik'in mırıltılarından geriye kalan Hurrem bir kediye yaraşır biçimde yavaş yavaş sokuluyor okuyucuya, her adımında insanın üzerine çullanmayan temkinli bir sıcaklık, her sayfada bir kedi merakı...

İstanbul sokaklarında yaşayan bir sarmandan padişaha yar olur mu? Varsın olmaz desinler; telifini mi aldılar Hurrem'in! Olmuş işte. Şenlik söyledi. Kediler daha dürüst oluyor insanlardan. Onca saray entrikasını kediler çevirmedi herhalde. Evet, Hurrem oralardaydı ama koca bir tarihin sorumluluğunu bir kediye yüklemeye kalkmak, olacak şey değil. Kıskançlıktan söylenenleri boş verin; Şenlik ne demişti ona bakalım...

"Hurrem üç aydır Topkapı Sarayı'nda, haremde yatıp kalkıyor

Yediği önünde yemediği arkasında

Nerde o cılız sarman, anası gelse tanımaz

Tüyler kabarık, parlak

Kuyruk uzun ve nazlı, patiler yumuk

Ama herkes uyuya daldığında

Bir çift fosfor dolaşıyor Topkapı'nın çatılarında

Merak kediyi kedi yapar! Bilmediği, görmediği kalmamış sarayda

Kim kiminle buluşuyor gizlice, neler konuşuluyor

Dün gece Bostancıbaşı kimi götürdü o korkunç zındana

Valide Sultan ne dolaplar döndürüyor, Sadrazam'ın derdi ne

Resim, koku ve ses olarak kedi sözlüğüne

Bir bir yazılıyor bunlar"

Bir de Hurrem'in kitabında yazılı tabii. Sadece yazılı mı? Ceren Oykut'un karakalem çalışmasıyla rengini alıp ruhunu verdiği sarman Hurrem'i görsel olarak da yerleştiriyor okuyucunun belleğine. Okuyucu çocuk mu, yetişkin mi; bilmem. Kedinin gözünden mi, kendi ağzından mı okuyor; farketmez. Bildiğim Şenlik'in sözü, Pirhasan'ın kalemi, Oykut'un çizgileri tarihi daha keyifli kılmış. Tarihe kedi gözüyle bakmanın bu kadar tat vereceğini kim bilebilirdi?.. (YY)

HURREM / Yazan: Barış Pirhasan, Çizen: Ceren Oykut, İletişim Yayınları, İsstanbul, Ekim 2011, 47 sayfa.

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN