AYDAN ÜSTKANAT yazdı

"Bir Köpek Sahibi Olmak Benim de Hakkım Değil mi?"

Etrafımda bu soruyu soran o kadar çok çocuk var ki... Ne olursa olsun herhagi bir hayvanı eve sokmak istemeyen ebeveynler! küçücük bir hatirlatma; çocuğunuzun bu günlerine asla geri dönemeyeceğini biliyorsunuz değil mi?

İstanbul - BİA Haber Merkezi
26 Nisan 2008, Cumartesi

Bu haftaiçi, bir gazetenin 23 Nisan özel ekinde "Çocuk Hakları mı dediniz?" adlı köşesine göz gezdirirken, çocukların "Bugüne kadar en çok neye sahip olmak isterdiniz?" sorusuna verdikleri cevabın genellikle "bir köpek yada kedi sahibi olmak" olduğunu gördüm.

12 yaşındaki Bora Umut Akar, bakın bu isteğini nasıl dile getiriyor:

"Bana bugüne kadar sahip olmak istediğin ne diye soracak olursanız, vereceğim tek cevap küçük bir köpek olurdu."

Daha sonrasında ise anne ve babasının bu isteğini çok uzun zamandır balık ve kaplumbağa gibi hayvanlarla geçiştirmeye çalıştığını, onları sevsede köpeğin yerini dolduramadıklarından yakınıyor. "Bir köpek sahibi olmak benim de hakkım değil mi?" diye sorgulayarak da bitiriyor sözlerini.

Bora'nın içinde bulunduğu bu durum, yaşıtlarının ortak sorunu sayılabilir. Evimizde kedi, bahçemizde de köpek olduğundan çocuklar arkadaşlarımız olan anne babalarıyla birlikte bize gelmek ister. Bu ziyaretlerin sonu her birinde de benzer şekilde sona erer:

"Anne ben de kedi istiyorum."

Anne veya babaları da "Konuşuruz sonra" diyerek noktayı koyar. Sonra göz göze geliriz o çocuklarla. Karışmak istemediğimden değil ama bir şey de söylemem bu gibi durumlarda. İçim tuhaf olur o minik gözlere bakarken. Ben anlamam nedenini bu itirazın. Oysa, kedi veya köpeğin bir eve getireceği öyle güzel şeyler vardır ki...

Sebebi "temizlik", "mama fiyatları", "her gün ilgilenilecek bir işin daha olması" gibi şeylerse, zaten anlamam mümkün değildir! Bir süre sonra çocuklarını getirmeden yalnız gelmeye başlar arkadaşlarımız. Eh benim hayvan delisi olduğum düşünülürse evine hayvan istemeyen bir ebeveyn için doğru bir tutum doğrusu. Her ne kadar aralarına girmesem de sanırım bir elektrik veriyorum...

Öneriler

Efendim, hayvansever olalarak hayatımın önemli bir bölümü sokağa atılan köpek ve kedilere yeni sahipler bulmaya çalışarak geçmekte. Bu köpeklerin yarısından çoğunu ise köpek isteyen ufaklıkların isteği üzerine alınıp, bir iki yaşından sonra cazibesini yitiren köpekler oluşturuyor.

Aile ilk günden beri o köpeğe fazlalık olarak baktığından, çocuğun okul vb. sebeplerle uzun süre ilgilenemeyeceği belli olan köpeğin, yumuşacık yataklardan sonra, itilip kakıldığı, aç ve hasta olduğu sokaklarda kendini bulması sürpriz olmuyor. Bu yaklaşım ise benim aklıma, köpeğin gitmesine izin veren ebeveynlerin küçükken hayvan sahibi olmamış olabileceği ihtimalini getiriyor.

Bu ise konunun iki boyutunu gözler önüne sermekte:

  1. Çocuğun kedi veya köpekle büyüme hakkının elinden alınması.
  2. Bu kargaşa içinde köpek ve kedilere yapılan haksızlıklar. Biz yer darlığından şimdilik sadece birincisini inceleyeceğiz.

Pedegoglar, çocukları köpek veya kedi ile büyütmenin önemi konusunda ebeveynleri uyarmakta. Bir çocuk için en önemli şeylerden biri büyüme çağında, ona arkadaşlık edecek evcil hayvanının olması. Son dönemde bir çok alerji uzmanı ise "Çocukların alerji riskine karşı evinizde mutlaka hayvan besleyin" diyor.

Sorumluluk, vicdan, paylaşım, sosyal yaşam, saygı, sevgi konusunda son derece geliştirici bir birliktelik kedi-köpek ve çocuk ilişkisi. Onun için sevgili anne ve babalar çocuğunuz köpek veya kedi istiyorsa lutfen bu istegini dikkate alıp aşağıdaki önerilere bir göz atın:

  • Öncelikle eve yeni gelen bir evcil hayvan artık o ailenin yeni bir üyesidir. Onun ihtiyaçlarını ne kadar iyi şekilde karşılarsanız, o kadar sorunsuz bir birlikteliğiniz olur. Örneğin özel bir oyuncağı olursa sizin terlikleriniz tehlike altında olmaz.

  • Bir köpek veya kedi almadan önce, çocuklarınızla bu konuyu konuşmamak veya balık gibi dokunamayacakları, ders çalışırken dizinin dibinde onu seyretmeyeceği bir hayvanla geçiştirmek inanın bu konuyu halletmeyecektir.

    Çünkü, mutlaka tekrar tekrar köpek almak konusu açılacak, istekler bir süre sonra kuvvetlenerek yinelenecektir. O halde çocuğunuza zaman ayırıp bu konuyu onunla detaylı konuşmanızı öneririm. Siz de istiyorsanız problem yok! Ancak durum tam tersi ise ciddi bir problem var demektir.

    Önemli olan soru, çocuğun, kedi veya köpekle birlikte büyümesi gelişimi açısından o kadar faydalıdır ki, bunu onun elinden almak ne kadar doğrudur?

  • İstemediğiniz bu yeni durum karşısında sizin de çocuğunuz gibi ısrarcı olamaması gerekmektedir ki, ortaya sağlıklı bir sonuç çıksın. Öyleyse bir köpek almak ya da almamak için her iki tarafa da zaman gerekmektedir. İsteseniz de istemesenizde çocuğunuz bu konuda sizden bir istekte bulunmuştur.

    Artık bu işi geçiştirmek veya üzerinde konuşmamak sağlıklı bir sonuç vermeyecektir. İşte bu dönemde her iki tarafında kedi ve köpek sağlığı, eğitimi hakkında kitaplar okuması çok önemlidir.

  • Bu aşama, bilgilenme size köpekleri tanıtacak, hatta belki evcil hayvan sahibi olma konusundaki korkunuzun nedenini keşftirerek, çözüm yollarını bulmanızı sağlayacaktır.

  • İleride olası yaşanacak problemleri önlemek için örneğin, sakin bir aile hayatınız varsa, bir boxer almak son derece yanlış olacaktır. Ya da eviniz uzun saatler boş kalıyorsa, tek bir hayvan almak da sorunlara davetiye çıkarma anlamına gelebilir.
Ne olursa olsun fikrinizi değiştirmediniz ve hiçbir hayvanı evinize sokmak istemediğinize karar verdiniz diyelim. Çocuğunuzun bu günlerini tekrar yaşamayacağını biliyorsunuz. Peki, onun en çok istediği şeyi yapmamanızın, size ne gibi bir faydası olmuş olabilir? Üstelik bu istek, gelişimi için büyük bir önem taşıyorsa... (AÜ/GG)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN