Türkiye'nin aydınlarına "bir dönem" sahip çıkmadığını söyleyen Kültür ve Turizm Bakanı, mezarın Türkiye'ye taşınmasına Nazım Hikmet'in kızının sıcak bakmadığını söyledi, "Mezarın taşınması ailenin kararına da bağlı" dedi.
Nazım Hikmet’in doğumunun 106. yıldönümü kutlamalarında, mezarının Türkiye’ye getirilmesi bir kez daha gündeme geldi. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Hikmet’in Türkiye’deki son 12 yılını İsmet İnönü iktidarı dönemince hapiste geçirdiğinin, Demokrat Parti’nin affıyla özgürlüğüne kavuştuğunun altını çizdi.
Günay, "Aradan sosyal demokrat kültür bakanları geçti ama, gene çözersek, biz çözeceğiz, Adalet ve Kalkınma Partisi'ndeki (AKP) sosyal demokratlar” dedi ama, “Hikmet'i bu saatten sonra yattığı topraklarda rahatsız etmeyelim” diye ekledi:
"Hikmet, Türkiye’de yaşadığı dönemde hak ettiği sevgi ve saygıyı göremedi, siyasal iktidarlarla sürekli çatışma halinde kaldı, Türkiye’deki son 12 yılını cezaevlerinde geçirdi, sonra da ülkesini terk etmek zorunda kaldı."
"Bu kadar büyük bir memleket özlemiyle ölen bir şairi saygıyla anmak bizim için bir borç" diyen Günay, bu anının kendilerine yüklediği bir vasiyetin de olduğunu belirtti.
Hikmet’in, bir şiirinde, Anadolu’da bir çınar ağacının altına gömülmek istediğini yazdığını anımsatan Günay, yıllardan beri bunun dile getirilmesine rağmen gerçekleştirilemediğini belirtti:
"Bunun gerçekleşmesi için sadece bizim kararımızla değil, gömülü olduğu topraklardaki yönetimin kararı, ailenin bugünkü mirasçılarının kararıyla oluyor. Bu çevrelerden, mezarının Türkiye’ye getirilmesi konusunda, bizim arayışımıza yöneltilmiş olumlu bir yanıt yok. Nazım Hikmet Vakfı'yla da görüştüm."
Radikal gazetesinin haberine göre Günay, "Nazım'ın vasiyetine devlet sahip çıkmamış. Son eşinin (Vera Tulyakova) Nazım'dan önceki evliliğinden olan bir kızı (Anna Stepanova) var, o da sıcak bakmıyor. Benim dönemimde Türkiye'ye getirilip çınar ağacı altına gömülmesini isterim" dedi.
Günay sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu konuda, alınmış bir mesafe yok. Belki Moskova’ya gittiğimde temaslarda bulunarak, somut bir adım atılmasını sağlayabilirim. Ama vasiyeti bir anlamda gerçekleşti. Anadolu’daki birçok köy, Hikmet’i alıp, çınar ağacının altına gömmek istediklerini söylediler. Bu vasiyet, manevi anlamda gerçekleşmiş oldu. Rusya’ya gidenler, onu ziyaret ediyorlar. Orada da bir anıt aslında; Türkiye'yle Rusya arasındaki bir kültür köprüsü."
Hikmet'in Türkiye edebiyatını dünyaya taşıdığnı ifade eden Günay, "Bu ülke, aydınlarına bir dönem kıydı" dedi. (GG/TK)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN