CUMHUR KILIÇÇIOĞLU

Barış Hala Bir Ütopya...

Barıştırmak istenilen taraflar birbirlerini muhatap almayı kabul etmiyorlarsa, barış çağrısında bulunanların arabuluculuğunu nasıl kabul edecekler? Sonuç almak isteniyorsa tarafları sorunun çözümünde birbirlerini muhatap alıp bir araya gelmeyi kabul etmeleri için ikna etmek gerekir.

Siirt - BİA Haber Merkezi
28 Ocak 2011, Cuma

Ocak ayının 22'sinde Siirt Ticaret Odası Konferans salonunda "Siirt Barış İnisiyatifi" adı altında sendika, meslek kuruluşları ve sivil toplum temsilcileri bir araya gelerek "barış" konusunda yapılacakları tartıştılar. Katılımcıların Siirt'teki tüm kültürel farklılıkları temsil edip etmediğini bilmiyorum ama en azından inanç boyutunda her kesimden kişilerin hazır bulunduğunu söylemek mümkündür.

Diğer yandan insan hakları derneğini temsilen gelen kişiler daha çok hak ihlallerini ve bölgede yirmi küsur yıldır devam eden çatışmaların yol açtığı hak ihlalleri ve mağduriyetleri dile getirdiler. Bölgedeki hak ihlallerinin son bulmasını talep ettiler. Elbette ki bunlar haklı taleplerdir ve dünyanın neresinde olursa olsun, insanlar haksızlığa uğramamalı, insanlık onuruna ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ne aykırı düşen uygulamalara maruz kalmamalıdır.

Ancak insanlar barış için bir araya geldiklerinde hak talebinden çok barıştan ve barışın nasıl sağlanacağından söz etmek gerekir diye düşünüyorum. Sonuçta eğer barıştan söz ediyorsak demek ki ortada bunun tersi olan şiddet ve çatışma vardır. Nihayetinde bilindiği gibi en az on yıldan beri Türkiye'de "Barış Meclisi" veya başka isimler adı altında barışın tesisi için çeşitli girişimler bulunulmakta, bu amaçla ulusal ve uluslar arası konferans ve toplantılar yapılmaktadır. Ancak tüm bu girişimler barış konusunda kamuoyunda azımsanmayacak bir duyarlılık sağlamış olsa da, bu konuda anlamlı bir sonuç alındığını söylemek güçtür.

O zaman özellikle barış nasıl sağlanacak konusu üzerinde yoğunlaşmak gerekir. Barış birbiriyle ihtilaf halinde olan iki taraf arasında olacağına göre her şeyden önce bu tarafların kim olduğunu tespit etmek gerekir. Ondan sonra tarafların barış konusunda nasıl ikna edilebilir konusunda çözümler üretilmeli. Fakat belki de en önemlisi barıştırmak istenilen tarafların birbirlerini muhatap almayı kabul edip etmediklerini anlamak gerekir. Eğer taraf olarak tanımlananlar birbirlerini muhatap almayı kabul etmiyorlarsa, barış çağrısında bulunanların arabuluculuğunu nasıl kabul edecekler?

Dolayısıyla bu konuda sonuç almak isteniyorsa her şeyden önce varlığı herkes tarafından kabul edilen ve anlaşmazlık konusu olan sorunun taraflarının birbirlerini muhatap alıp sorunun çözümü için bir araya gelmeyi kabul etmeleri için ikna etmek gerekir.

Bu  da  şimdilik  bir  ütopya  olarak  görünmektedir... (CK/EK)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN