SAKATLIK ORANI VE SGK

Agop İle Ayşe Emekli Oluyor, Ali Olamıyor!

Sosyal Güvenlik Kurumu hemen yeni bir düzenleme yapmalı, hatta kanun maddesi değişinceye dek meydana gelecek olan haksızlıkları önlemek için de yeni bir genelge yayınlamalı, "Alilerin" mağduriyetini gidermelidir.

BİA Haber Merkezi - İstanbul
05 Ağustos 2011, Cuma

Biliyorum, mevzuat maddeleri okumak can sıkıcıdır ama, olabildiğince kısa ve açık yazmaya çalışarak Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) yüzde 60 ve üzeri işgücü kaybı oranı bulunanlara çektirdiği eziyeti anlatmaya çalışacağım.

Lütfen "Bundan bana ne" demeyin, çünkü hizmet verdiği kişi sayısı itibarı ile SGK bu ülkedeki en önemli kurumdur ve uygulamalarıyla milyonlarca insana eziyet çektirmesi hepimizin sorunudur.

Aşağıda anlatacağım sorun bundan önceki mevzuatta yoktu, bu sorun 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 1 Ekim 2008'de yürürlüğe giren 28. Maddesi ile ortaya çıkartıldı.

İki tür emeklilik

* Malulen emeklilik: Yasanın 25, 26 ve 27. maddeleri ile düzenlenmiştir. Kısaca özetlersek, ilk defa sigortalı olduğu tarihten sonraki bir tarihte herhangi bir nedenle yüzde 60 ve üzeri işgücü kaybı oluşan kişilerin 1800 gün primle emekli olabilmesidir.

* Yaşlılık Emekliliği: Yasanın 28, 29 ve 30. maddeleri ile düzenlenmiştir. Yine kısaca özetlersek, her ne zaman ve her ne şekilde olursa olsun yüzde 40 ve üzeri işgücü kaybı bulunan kişilerin görece erken emekli olabilmesidir.

Yazıya konu ettiğimiz sorun, Yaşlılık emekliliğine dairdir. 28. madde diyor ki, Çalışma Gücündeki Kayıp Oranı;

* Yüzde 40 ilâ yüzde 49 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar en az 18 yıl sigortalılık süresi ve 4680 gün primle; yüzde 50 ilâ yüzde 59 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar en az 16 yıl sigortalılık süresi ve 4320 gün primle yaşlılık aylığına hak kazanırlar (4. Fıkra).

* "Sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce 25. maddenin ikinci fıkrasına göre malûl sayılmayı gerektirecek [%60 ve üzeri] derecede hastalık veya özürü bulunan ve bu nedenle malûllük aylığından yararlanamayan sigortalılara, en az onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3960 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak şartıyla yaşlılık aylığı bağlanır." (5. Fıkra)

SGK'nın yanlışı

Konuya aşina olan gözlerden kaçmayacaktır, yüzde 60 ve üzeri çalışma gücü kaybı olanlar için yazılan fıkra hatalıdır ve içinde büyük bir saçmalık barındırmaktadır.

Örneğin, bu maddeye göre 2000 tarihinde sigortalı olup, 2001 yılında yüzde 61 oranında çalışma gücü kaybı oluşan ve/fakat malulen emekli olamayan kişi Yaşlılık emekliliğinden yararlanamaz.

Çünkü yüzde 60 ve üzeri çalışma gücü kaybı bulunan kişilerin Yaşlılık emekliliği kapsamında değerlendirilebilmesi için "Sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce'' yüzde 60 ve üzeri çalışma gücü kaybının bulunmasını şart koşuyor SGK.

Agop, Ayşe ve Ali

Yüzde 41 raporu olan Agop'un da, yüzde 51 raporu olan Ayşe'nin de, yüzde 61 raporu olan Ali'nin de Bağ-Kur (4b) kapsamında 5000'er gün sigorta pirimleri olsun.

Ayrıca hepsi aynı tarihte sigortalı olarak çalışmaya başlamış, hepsi aynı tarihte sakatlanmış ve hepsi aynı tarihte Yaşlılık emekliliğinden yararlanmak için SGK'ya başvuru yapmış olsun. Yani, aralarındaki tek fark rapor oranları olsun.

SGK Agop ve Ayşe'den tek bir şey ister, "Hastaneye gidin ve söylediğiniz oranlarda işgücü kaybınızın olduğunu rapor alarak belgeleyin". Agop ve Ayşe 28. madde kapsamında iki ay içinde emekli olurlar. Peki ya Ali?

Ali'nin  sorunu

Onun işi uzun... Madde madde yazayım da hem okuyanlar görsün çekilen eziyeti hem de belki sorumlu birileri okur da "Biz ne yapıyoruz" diye utanır...

* Aradan iki ay geçer ve Ali'nin 28. Maddeye istinaden Yaşlılık emekliliğinden yararlanma başvurusu reddedilir. Gerekçe, "Durumunuzun 25. Maddeye göre maluliyeti gerektirecek düzeyde olmadığına karar verilmiştir".

* Ali şoktadır, çünkü kendisi de bilmektedir malulen emekli olamayacağını ve zaten onun içi de Malulen emeklilikten yararlanmak için değil Yaşlılık emekliliğinden yararlanmak için başvuru yapmıştır. Keza prim günleri felan da fazla fazla mevcuttur, ne yapsın malulen emekliliği!?

* Ali soluğu sigorta müdürlüğünde alır:

- Agop'la Ayşe benden daha hafif sakat olmasına rağmen hemen emekli oldular, ben neden olamıyorum?

- Onların rapor oranları yüzde 60'ın altında, seninki ise yüzde 61.

- Yani?

- İlk sigortalı olduğun tarihte yüzde 60 ve üzeri işgücü kaybın yoksa, bugün yüzde 61 raporunla 28. madde kapsamında Yaşlılık emekliliğinden yararlanamazsın.

- Ama ilk sigortalı olduğumda sakat değildim ki; tıpkı Agop ve Ayşe'nin de olmadığı gibi?

- Bilemem, kanun böyle. Ya rapor oranınızı yüzde 60'ın altına düşürtmelisin ya da ilk sigortalı olduğun tarihten önceye ait yüzde 60 rapor getirmelisin.

Evet, aylarca uğraşmasına rağmen Ali emekli olamıyor, olamayacak!

SGK sorunu çözmeli

Bunun için iki yol var.

* Ya 5510 sayılı yasanın 28. maddenin 4. fıkrası tamamen iptal edilip 5. fıkrasına "c) yüzde 60 ve üzeri olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 15 yıldan beri sigortalı olmaları ve 3960 gün" primle emekli olur, diye yeni bir ibare eklenmelidir.

* Ya da 28. Maddenin 4. fıkrası şu şekilde değiştirilmelidir "Herhangi bir sebeple 25. maddeye göre malûllük aylığından yararlanamayan ya da yararlanmak istemeyen ve/fakat yüzde 60 ve üzeri raporu bulunan sigortalılara, en az onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3960 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak şartıyla yaşlılık aylığı bağlanır."

Sorun da çözüm de bu kadar nettir.

SGK bir an evvel bu düzenlemeyi yapmalıdır, ve hatta kanun maddesi değişinceye dek meydana gelecek olan haksızlıkları önlemek için de yeni bir genelge yayınlamalıdır, "Alilerin" mağduriyetini gidermelidir.

Siyasilerden ve SGK yöneticilerinden talebimizdir. (BK/BA)

* Bülent Küçükaslan, Engelliler.Biz Platformu

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN