Düzce ve Kocaeli'deki okullarda hala süren tadilatlar nedeniyle öğrenciler kalabalık sınıflarda ders yapıyor. Bolu'daysa durum biraz daha iyi.
17 Ağustos 1999 depreminin üzerinden sekiz yıldan fazla geçmesine rağmen hala okullarda eğitim aksıyor. Kocaeli ve Düzce'den bianet'in görüştüğü konuşan Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) üyeleri bazı binalarda tadilatların sürdüğünü ve bu nedenle öğrencilerin kalabalık sınıflarda ders yaptıklarını aktardı.
Oysa Hint Okyanusu'nda 2004'te meydana gelen tsunami felaketinin üzerinden üç yıl geçmişken Birleşmiş Milletler (BM) Çocuklara Yardım Fonu'nun da katkılarıyla (UNICEF) bölgede 100'den fazla okulun inşaasını tamamlandı, 254 okulun inşaasıysa sürüyor.
Eğitim-Sen Bolu Şubesinden Metin Demirel, Bolu'da depremden kaynaklı eğitim aksaklıklarının yaşanmadığını söyledi.
"Deprem sonrasında bazı okullar yıkılmıştı. Bunların bazıları onarıldı, bazıları tekrar yapıldı. Sadece tek bir okulda problem var. Bu okulda da kısmi bakım onarım yapılıyor. Bu nedenle sınıfların hepsinde eğitim yapılamıyor. Öğrenciler sabahçı-öğlenci şeklinde ayrılıyor."
Eğitim-Sen Düzce Şubesinden Recep Edirneli'yse Düzce'de okulların tadilat görmemesi nedeniyle bazılarının hala prefabriklerde eğitim öğretimi sürdürdüğünü belirtti.
"Şu anda iki okulun binası valilik tarafından hükümet konağı olarak kullanılıyor. Bir diğerineyse Adliye taşındı. Öğrenciler bu sebeple ikili eğitim görüyor. Sınıflardan tam verimle yararlanılamıyor; kalabalık sınıflarda ders yapılıyor. Oysa depremi yaşamış çocukların psikolojisinin düzelmesi için normal ortamlarda eğitim görmesi gerek."
Kocaeli Eğitim-Sen'den İlhami Şahbaz'sa deprem sonrasında okullarla ilgili gerçeklerin üstünün kapatıldığını ifade etti.
"Hasarlı binalarda eğitim öğretim sürüyor. Kocaeli sürekli göç alan bir kent. Bu göçleri karşılamak için şehirleşmenin de gelişmesi gerek."
Kocaeli'nde ikili eğitimin yaygın olduğunu vurgulayan Şahbaz, bunun nedenini yeterince okul binası olmamasına bağladı.
"İlköğretim okullarında 40-50 kişilik sınıflarda ders yapılıyor. Deprem yaşayan öğrencilere yönelik rehabilite yok, yeterince rehber öğretmen bulunmuyor. Bir deprem daha yaşansa binaların çoğunda eskisinden fazla hasar yaşanacak. Çünkü binalar elden geçirilmeden badana yapılıp kullanıma açıldı." (GG/TK)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN