TÜRKİYE YUNANİSTAN SINIRI

Mesaj Kaygılı Tel Gereksiz Bulundu

Yunanistan'ın Türkiye sınırına çekmeyi planladığı tel örgü için AB, "Gereksiz, para yok" dedi. Doç. Dr. Didem Danış bianet'e göçün sebepleri ortadan kalkmadan telin çözüm olamayacağını; Yunanistan'ın bu projeyle bir mesaj vermek istediğini söyledi.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
13 Şubat 2012, Pazartesi

Yunanistan'ın göçmenlerin girişini önlemek üzere Türkiye sınırına yaklaşık 13 kilometrelik bir tel örgü/duvar çekme planları Avrupa Birliği tarafından "gereksiz" olarak nitelendi.

AB, Türkiye sınırında, Meriç bölgesine çekilmek istenen tel örgü için para vermeyeceğini açıkladı. AB İçişleri Komiseri Cecilie Malmström'ın sözcüsü Michele Cercone, Yunanistan'ın tel örgünün ortaklaşa finansmanı için AB'ye başvurduğunu ancak Komiser Malmström'un konu hakkındaki tutumunun net olduğunu söyledi.

Cercone "Komisyon, tel örgünün gereksiz olduğu düşüncesiyle bu talebi karşılamama kararı aldı" dedi.

Bunun geçici bir çözüm olacağını düşündüklerini belirten Cercone, sınırlara duvar ya da örgü çekmek gibi önerilerin daha önce farklı üye ülkelerden de geldiğini ve reddedildiğini hatırlattı.

"Göçe engel olacak tek yol var"

Türkiye-Yunanistan sınırı, Asya, Afrika ve Ortadoğu'dan Avrupa'ya geçmek isteyen göçmen ve mülteciler için sık kullanılan bir yol.

bianet'in sorularını yanıtlayan Doçent Dr. Didem Danış, Yunanistan'ın sınıra tel örgü çekerek göçü önleyebileceğini inanmasının gerçekçi olmadığını söyleyerek, "Hendek, tel ya da duvar göçe engel olamaz" dedi.

Danış, göçün sebeplerini ortadan kaldırmaya yönelik çalışılmadığı sürece göçün devam edeceğini ifade ederek, "İnsanlar, keyfi şekilde göç etmiyorlar; bu bir zorunluluk. Duvar örerseniz üzerinden atlarlar, hendek yaparsanız uçarak geçerler. Bu bir çözüm değil" şeklinde konuştu.

Mesaj kaygılı tel

Bütçesi 3,162.5 milyon Euro olan bir projenin ekonomik krizde nasıl yapılacağının da ayrı bir soru işareti olduğunu belirten Danış, bu telin Vatandaşları Koruma Bakanı Christos Papoutsis'in söylediği gibi sembolik olduğunu ve göçmenlere, "Yunanistan'ın diğer Avrupa Birliği ülkelerine herkese açık ücretsiz bir geçiş yeri olmadığı" mesajını vermek için yapılmak istendiğini söyledi.

Danış süreci şöyle anlattı: "Bu proje Ocak 2011'den beri gündemdeydi, çünkü 2010 yılı içinde Türkiye üstünden geçerek Yunanistan'a giden göçmenlerin sayısında ciddi bir artış oldu. Bunun çok farklı sebepleri vardı ama Yunanistan Hükümeti, sorumlu olarak Türkiye'yi gösterdi; 'Sınırı korumuyorsunuz' dedi."

"Avrupa Birliği'nin sınır koruma birliği olan Frontex'i davet ettiler. Frontex bir tür AB ordusu ve başdüşmanı olarak da kaçak göçmenleri konumluyor. Göçü engellemeye çalıştılar, operasyonun adını da 'Poseidon' koydular. Yunan Deniz Tanrısı'nın adını böyle bir operasyona vermek trajikomikti."

"Amaç, Yunanistan üzerinden AB topraklarına giren göçmenlerin sayısını sınırlamaktı. Aynı dönem, Yunanistan ekonomik krize girdi ve her zaman olduğu gibi öncelikle göçmenler günah keçisi ilan edildi. Sanki yoksullaşmaya sebep olan göçmenlermiş gibi... Böylece kamuoyunun desteği sağlandı."

Kaçakçılar kazanır

Aslında ilk proje 2011'de bir duvar örmekti ancak ekonomik kriz, bütçenin daralması, projenin şekil değiştirmesine sebep oldu.

Yunanistan, "Tamam duvar öremeyeceğiz, bari hendek yapalım" dedi. Sonrasında da tel örgü fikri gelişti.

Danış, ne askeri, ne de güvenlikçi yöntemlerin işe yaramayacağı görüşünde.

"Neden Türkiye üzerinden Yunanistan'a göçler bu kadar arttı? Çünkü İran'ın politikası değişti. Afganistan'da savaş var ve Afganistan'ın önemli bir kesimi, İran'da mülteci olarak yaşıyordu. İran, 'Ben artık ülkemde Afgan erkeklerini istemiyorum' dedi. Ama hiçbir Afgan, Afganistan'a dönmek istemedi. İmkânı olanlar, Türkiye üzerinde Avrupa'ya ulaşmaya çalıştılar."

Danış, "Niye bu insanlar göç ediyor? Çünkü ülkelerinde savaş var ve gidebilecekleri komşu ülkeler artık onları istemiyor. Dolayısı ile daha güvenli başka ülkelere gitmeye çalışıyorlar. Bu kadar net" dedi.

Danış'a göre tüm bu önlemler göçü daha masraflı, daha ölümcül, ne yazık ki insan canı acısından çok daha tehlikeli bir hale getirmekten başka bir işe yaramıyor. Göç devam edecek ve bu önlemler yalnızca insan kaçakçılarının çıkarına olacak. (IC)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN