30 Ağustos, Cumartesi, Son güncelleme 09.33

UNESCO: Yaşamak İçin Tarımı Değiştirmek Zorundayız

UNESCO'nun tarımın durumu raporu, çevreci bir tarıma geçilmesini, doğal gübre ve geleneksel tohum kullanımını öneriyor: "Tarımdaki büyük kazançlar eşit paylaşılmıyor. Topluma ve çevreye maliyeti büyük."

BİA Haber Merkezi - Paris

16 Nisan 2008, Çarşamba

Gıda krizine dikkat çeken ve Birleşmiş Milletler bünyesinde açıklanan "Küresel Tarımın Durumu" raporu, mevcut tarımsal üretim yöntemlerinden vazgeçilmesini ve çevreci bir tarım yapılmasını, genetiği değiştirilmiş organizma tarımından vazgeçilmesini öneriyor.

Kalkınma İçin Tarımsal Bilim ve Teknoloji Uluslararası Değerlendirmesi'nin (IAASTD) Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü'nde (UNESCO) duyurduğu rapor, tarımsal verimliliğin son 50 yılda arttığını ama bunun toplumsal ve çevresel maliyetlerinin büyük olduğunu, kazançların eşit dağılımının gerçekleşmediğini söylüyor.

Rapora göre tarımsal üretim doğal kaynakların korunmasına ve çevreci yöntemlere dayanmalı. Bunun için doğal gübre ve geleneksel tohumlar kullanılmalı, doğal süreçler artırılmalı, tüketiciyle üretim arasındaki fiziksel uzaklıklar azaltılmalı.

Zaman yok

Rapora göre derhal harekete geçmek gerekiyor. Dünyadaki toprakların yüzde 35'i tarımsal faaliyetler nedeniyle zarar görmüş durumda. Küresel tahıl stoğu bilinen en düşük düzeyde. Ayrıca soya fasulyesi ve mısırın biyoyakıt için kullanılması nedeniyle bunların fiyatlarındaki artışın devam etmesi bekleniyor.

Rapordaki bazı saptamalarsa şöyle.

  • Büyük ulusötesi şirketler tarımsal araştırmaları ve önceliklerini yönlendiriyor.
  • Orta, Batı Asya ve Kuzey Afrika'da iklim değişikliğinin de etkisiyle biyoçeşitlilik kaybolmaya başladı. Yenilenebilir su kaynaklarının yaklaşık yarısı, şimdiden kalkınma için gerekli düzeyin altına düşmüş durumda.
  • Doğu, Güney Asya ve Pasifik'te mevcut tarımsal uygulamalar özellikle azot yoğun bir kirlenme yaratıyor. İklim değişikliği büyük göçler yaratacak. 2020'ye kadar, kişi başına düşen su miktarı 1950'dekinin üçte birinin altına düşecek.
  • Latin Amerika ve Karayipler'deki tarımsal üretim artışı yoksulluğu azaltmadı. Nüfusun yüzde 37'si hâlâ yoksul. Gıda ithalatı bağımlılık yaratırken yerel tarımı bozdu. Genetik çeşitliliğin korunması ve kirliliğin önlenmesi için genetiği değiştirilmiş organizma tarımın yasaklanmalı.
  • Sahra Altı Afrika'da bölgenin toplam gayri safi hasılasının yüzde 32'sini tarım oluşturuyor. Ancak tarımsal arazilerin yüzde 80'inde su kıtlığı var. (TK)

Ana Sayfa | Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English
Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında

Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca Avrupa Birliği İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, "Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük" -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde SIDA'nın tutumunu yansıtmamaktadır.