YÜCEL TUNCA'DAN

İnsanın İnsana Ettiği Zulümde Son Nokta

Kimse bir şey yapmayacak mı? Yine ve bir kez daha konuşup, yazışıp, geçip gidecek miyiz? HaberTürk'ün zihnimize, vicdanımıza sapladığı bu bıçakla yaşamaya devam mı edeceğiz?

İstanbul - BİA Haber Merkezi
09 Ekim 2011, Pazar

"Günün Haberi" ile yeni bir güne başlamanın bu kadar zor olabileceğini tahmin etmek, geride kalan onca olumsuz durumun yaşanmışlığına rağmen imkânsızdı.

İnsan arsızlığının ayyuka çıktığı kör karanlık zihin dehlizlerinden fırlamış bu habercilik anlayışı, ne kınama mesajları, ne de protestolarla altedilebilir.

İnsanın kötücüllüğü işte böyle beklenmedik durumlarda ortaya çıkıveriyor. Evet bu, apaçık bir kötücüllüktür. Gücü yerinde bir gazeteyi bir aptallar ordusunun yönetmeğini biliyoruz neticede.

Başta yayınlanan fotoğraf olmak üzere, haber metninde kullanılan dille beraber haberin tamamını aptalca bir iş kazası olarak görmek, böyle kabul etmek mümkün değil.

Hele ki şiddetin sonuçlarını böylesine sergileyerek vahamete işaret edildiğini söyleyebilmek... aklı yok saymak anlamına gelir bu.

Her geçen gün artan cinayetlerle hayatlarını kaybeden kadınların uğradıkları bu zulmü pornografinin neredeyse tüm unsurlarını kullanarak "kullanmaya" kalkışan insanlar ne yaptıklarının eminim farkındalar.

"Snuff"ın ne olduğunu bilmeyen yoktur sanırım. (Hiç değilse Ayrıntı  Yayıncılık tarafından Türkçe olarak yayımlanan Chuck Palahniuk'un Snuff/Ölüm Pornosu adlı kitabı sayesinde duymuşluğumuz vardır.

Hatırlayın, yayıncı ve çevirmeni hakkında dava açılmıştı yakın bir zamanda.) Yakın plan çekim, kan, çıplaklık, -ölümün eşiğinde- kadın... Pornografinin çarkları dönüyor. Şiddetten şiddet devşiriliyor. Farkındalık değil korku yaratılıyor.

Neticede bir tiraj problemi değil mi bütün bunlar? Tiraj sözkonusu olduğunda insani değerlerden söz etmek acaba çok mu naif kalıyor kimileri için?

Fotoğrafı çeken gazeteci ile sinirleri sağlam birisinin tez zamanda oturup konuşması şart olmuş belli ki. Hatta sadece bu fotoğrafı çekenle değil, bu haberi yazan, redakte eden, bu haberi gazetenin sürmanşetine taşıyanlarla da bir an önce oturup konuşulmalı.

Gazetecilik etiği üzerine yapılacak entelektüel bir sohbetten de bahsetmiyorum üstelik. Artık başka türlü konuşmalıyız. Bu mesleği bırakmalılar.

Bu haberin hesabını vererek bırakmalılar. Bir katre utanma duygusunu hâlâ taşıyorlarsa başları önde çekip gitmeden önce, Şefika Etik'i bir kez daha nasıl öldürdüklerini, o fotoğrafla hepimizi ölümcül biçimde nasıl yaraladıklarını anlamalılar.

Bunu anlatamazsak onlara, daha çok kereler öleceğiz demektir. Önce vicdanlarımız ölecek, sonra aklımızı kaybedeceğiz. Geriye kalan et ve kemik yığınında nabız atmaya devam etse ne çıkar? (YT/BA)

* Yücel Tunca, Galata Fotoğrafhanesi, Fotoğraf Akademisi

 

 

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN