
Last Modified 08-01-2009 02.48
Related Bianet News
News
Narlı "ABD İran'a harekat yapsa da, yapmasa da, Ortadoğu'da Türkiye'nin yanında olmasını istiyor. Asker sivil ilişkilerine yaklaşımı hep pragmatik" diyor.
BİA Haber Merkezi - İstanbul
17-10-2007
ABD'nin Türkiye'deki asker-sivil ilişkilerindeki rolü ve yaklaşımı üzerine yeni çalışmasını bitiren Prof. Dr. Nilüfer Narlı, ABD-Türkiye ilişkilerinin aslında genellikle "askerden askere" bir ilişki, "insandan insana" ilişkilerinse daha sınırlı bir boyutta olduğunu saptıyor.
Narlı'ya göre, ABD'nin Ortadoğu politikası Türkiye'de
asker-sivil ilişkilerine yaklaşımını da belirliyor. Bu nedenle, Kuzey Irak'a
operasyon yapılıp yapılmaması "Türkiye'de hükümetle askerler arasında,
aynı zamanda ABD-Türkiye arasında da gerilim kaynağı oluşturuyor. ABD bugün
Türkiye'deki asker-sivil ilişkileri açısından karmaşık bir denklemin parçası
haline gelmiş durumda" diyor Narlı.
ABD'nin asker-sivil ilişkileriyle ilgili tavrının her zaman "pragmatik" olduğunu söyleyen Narlı "Tavrı tanımlanmış ve belirli ilkelere dayanan bir anlayıştan çok, günün koşulları belirliyor. Bu da o dönemin uluslararası konjonktürü, ABD'nin güvenlik politikasıyla ilgili dinamikler ve ABD'nin 'milli çıkarları' demek."
ABD'nin yaklaşımının İran'a karşı bir askeri harekatta bulunup bulunmayacağıyla yakından ilgili olduğunu söyleyen Narlı, "ABD, İran'a karşı harekatta bulunsun ya da bulunmasın, Türkiye'nin kendi yanında olmasını, birlikte hareket etmesini istiyor. Bu nedenle ABD Dışişleri Bakanı’nın Siyasi İşlerden Sorumlu Yardımcısı Nicholas Burns eylülde Türkiye'yi ziyaret ettiğinde, Türkiye'nin İran'la yaptığı gaz anlaşmasının hoşnutsuzluk yarattığını belirtti" diyor.
Narlı, ABD'nin İran'a karşı askeri harekatı, Türkiye'nin Suriye'yle mesafeli olması gerektiğini düşünürken, Türkiye'yle askeri ilişkileri onarıp güçlendirmek istediğini saptıyor. Zira ABD Temsilciler Meclisi'nde görüşülecek olan "Ermeni soykırımını tanıma tasarısı"na Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın tepkisinin, İncirlik Üssü'nün kapatılmasına dair konuşmaların bu askeri ilişkiyi zedelemesi söz konusu.
Narlı, ABD'nin Genelkurmay'ın olumsuz bir tavır takınmasını hiç istemediğini de söylüyor.
Avrupa Birliği'nin (AB) Türkiye'deki asker-sivil ilişkilerine yaklaşımınınsa iyi tanımlanmış, askerin siyaset dışında kalmasını isteyen bir politikası olduğunu söyleyen Narlı, "AB bunu Kopenhag kriterlerine, AB normlarına göre ölçüyor. İzleme raporlarında gündeme getiriyor. Yapılması gerekenleri bildiriyor" diyor.
Ancak ABD'nin son dönemde, özellikle Genelkurmay'ın 27 Nisan'daki darbe tehdidi içeren "e-muhtıra"sından sonraki açıklamalarıyla, eski "biz taraf olmayız" tutumunda değişiklik olduğunu saptayan Narlı, Dışişleri Bakanı Condoleeza Rice'ın "askerin siyasetin dışdında kalması, demokrasi, laiklik ve anayasanın üstünlüğünü" vurgulamasının bu değişimi gösterdiğini düşünüyor.
Narlı Türkiye'de askerlerin siyasetin dışında kalmasını sağlayacak sürecinse şu dinamiklerden oluştuğu kanısında:
|
Home Page |
Documents | About Us |
Links
| Çocuk Sitesi | BİAMag |
Kadının Penceresi | News in English
This website is published within the framework of "Journalism for Rights, Rights for Journalists" -dubbed as BİA3 - project implemented by the IPS Communication Foundation with the financial assistance of the Swedish International development Agency (SIDA). International Freedom of Expression eXchange (IFEX) has also contributed to the website's upgrading costs. The contents of this website are the sole responsibility of IPS Communication Foundation and under no circumstances be regarded as reflecting the position of the EU and SIDA and IFEX. |