
Last Modified 08-01-2009 00.18
News Tags
Related Bianet News
Related External Links
News
Malatya'da Zirve Yayınevi'ndeki katliamla ilgili yetkililer sessizliğini korurken gerçeğin peşinde koşan dokuz haberciye "Sanık, Kartal Savcısı'yla mesajlaştı" dedikleri için "hakaret" davası açıldı.
BİA Haber Merkezi - İstanbul-Malatya
22-02-2008
Yargı ve siyasi makamlar, Malatya Zirve Yayınevi'nde "Protestan misyoneri" oldukları gerekçesiyle üç kişinin öldürülmesiyle ilgili davada kamuoyunu kapsamlı şekilde bilgilendirmezken, çeşitli iddiaları haberleştirerek risk alan haberciler mahkemelik oluyor.
18 Nisan 2007'de işlenen katliamdan sekiz ay sonra sanıkların telefon bağlantılarını ortaya çıkarmaya çalışan dokuz gazeteci, sanık Abuzer Yıldırım'ın cep telefonuyla Kartal Savcısı Refik Hakan Başverdi'yle mesajlaştığını yazdıkları için hapisle yargılanacak.
"Cep telefonu adıma kayıtlı ama ben kullanmıyorum" diyen Kartal Savcısı Başverdi'nin şikayetiyle gazetecilere Kartal 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde iki yıl sekiz ay hapis istemiyle dava açıldı.
Kartal Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 31 Ocak'ta düzenlediği iddianamede, Zaman gazetesinden Mustafa Erkan Acar ve Sedat Güneç, Vatan'dan Kemal Göktaş, Milliyet’ten Gökçer Tahincioğlu, Hürriyet’ten Oya Armutçu, Aslı Sözbilir ve Ali Dağlar, Akşam’dan Ersin Bal ve Cumhuriyet’ten Hilal Köse'nin isimleri yer alıyor.
Başverdi, gazetelerin 4 ve 5 Aralık 2007 tarihli sayılarında yer verilen haberlerde "kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu, onur, şeref ve saygınlığını rencide edildiği"ni ileri sürdü.
Savcılığa ifadeye çağrılan gazeteciler, Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen cinayet davasına ait dosyadaki bir belgeden yararlandıklarını, cinayetin Türkiye ve dünya kamuoyunda büyük ilgili gördüğü, habere güncel olduğu ve kamu yararı bulunduğu için yer verdiklerini ifade ettilerse de, davaya engel olamadı.
Cumhuriyet Savcısı Nazmi Mardinoğlu'nun kaleme aldığı iddianamede, dokuz habercinin Ceza Yasası'nın (TCK) 125/1-4. maddesi uyarınca cezalandırılması talep ediliyor.
Zirve Yayınevi'nde Almanya uyruklu Tilman Ekkehart Geske, Necati Aydın ve Uğur Yüksel'in öldürülmesiyle ilgili davaya 25 Şubat'ta devam edilecek.
Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu'nun 24 Aralık 2007 tarihli inceleme raporuna göre, Savcı Başverdi adına kayıtlı hattı yaklaşık beş yıldır Malatya'da ikamet eden ablası Gülşen ve eniştesi Fahrettin Akbey kullanıyordu. 19 Ekim 2006'dan katliam gününe kadar kayıtlar incelendiğinde telefonun hep Malatya'da kullanıldığı tespitine yer veriliyor.
Hattan genellikle savcı Başverdi ve Şermin Başverdi ile görüşüldüğü ve Abuzer Yıldırım'ın babası Mahmut Yıldırım'a ait hatla iki kez mesaj alınıp atıldığı ancak karşılıklı bir görüşmenin olmadığı tespit edildi.
Enişte Akbey müfettişlere verdiği ifadesinde kendilerinin kullandığı hattı genelde evde bıraktıklarını, 1988 doğumlu kızının kontörü bittiğinde telefonu kullandığını, kızının dershaneden arkadaş olduğu Emre Günaydın'la derslerle ilgili olarak Abuzer Yıldırım'a ait hattan mesajlaştığını söyledi.
Müfettişler inceleme sonunda telekomünikasyon kayıtları ve tanık anlatımına dayanarak bu hattı Savcı Başverdi'nin kesinlikle kullanmadığının tartışmasız olduğunu kayda düştü. Savcı Başverdi hakkında soruşturmaya gerek olmadığına karar verildi. (EÖ/TK)
|
Home Page |
Documents | About Us |
Links
| Çocuk Sitesi | BİAMag |
Kadının Penceresi | News in English
This website is published within the framework of "Journalism for Rights, Rights for Journalists" -dubbed as BİA3 - project implemented by the IPS Communication Foundation with the financial assistance of the Swedish International development Agency (SIDA). International Freedom of Expression eXchange (IFEX) has also contributed to the website's upgrading costs. The contents of this website are the sole responsibility of IPS Communication Foundation and under no circumstances be regarded as reflecting the position of the EU and SIDA and IFEX. |