
Last Modified 08-01-2009 00.51
News Tags
Related Bianet News
News
Dink cinayeti davasının müdahil avukatı Cinmen, özellikle Trabzon ve İstanbul ayakları olmadan Dink cinayetinin örgütsel yanının tam anlamıyla ortaya çıkamayacağını ifade etti.
BİA Haber Merkezi - İstanbul-Trabzon
26-02-2008
Hrant Dink Cinayeti'nin müdahil avukatları, gazetecinin 19 Ocak 2007 tarihinde öldürülmesinin, "birkaç gencin birlikte planlayıp yetkililere rağmen gerçekleştirdiği bir cinayet" olmadığını düşünüyor.
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, tetikçi zanlısı O.S. ile fotoğraf çektirirken "görevi kötüye kullandıkları" iddiasıyla Samsun'da iki; cinayeti engellemedikleri ve suç delillerini gizledikleri gerekçesiyle de Trabzon'da iki güvenlik görevlisiyle ilgili devam eden davaları kendi kapsamında görmedi.
22 Şubat'ta mahkemeye dilekçe veren müdahil avukatı Ergin Cinmen'e göre, Erhan Tuncel'in "Alperenler Ocağı'nın anahtarı hâlâ bende" beyanı, Büyük Birlik Partisi (BBP) lideri Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte çekilen fotoğraf, Yasin Hayal'in çalıştığı yerin yine Alperenler Ocağı olması, Ocak sorumlusunun Mustafa Öztürk olması, Dink cinayetinin buradan planlandığının göstergesi.
Bölge İdare Mahkemesi'nin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah ve İstihbarat Daire Başkanı Ahmet İlhan Güler'le ilgili idari soruşturma sürecine yeniden başlasa dahi, bu kişiler hakkında açılacak bir davanın da cinayet davası kapsamında görülmesi zor gözüküyor.
Cerrah ve başka görevlilere "görevi ihmal"den açılacak bir davanın bir Sulh Ceza Mahkemesi'nde görülmesi de, "Cinayete götüren ihmal" nedeniyle tüm sorumluları cinayet davasından yargılatmak isteyen müdahil avukatları tatmin etmeyecek.
Daha önce İstanbul Başsavcılığı, eski Trabzon İl Jandarma Komutanı Albay Ali Öz ve beş jandarma görevlisiyle, İstanbul'dan Cerrah ve diğer polis görevlileri hakkında müdahil avukatların yaptığı şikayette görevsizlik kararı vererek dosyaları İstanbul ve Trabzon savcılıklarına göndermişti.
Mahkeme, "azmettiricilik" iddiasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapisle yargılanan ve Emniyetin izlediği anlaşılan tutuklu sanık Hayal'in ve aynı ceza istenen Alperenler Ocağı'ndan Öztürk’ün fiziki takip raporları ve telefon kayıtlarının dosyaya getirilmesini kabul etti.
Raporların, Trabzon polisi, Alperenler Ocağı ve bu kuruluşun bağlı olduğu BBP ile ilgili bir bağlantıyı ortaya çıkarıp çıkarmayacağı bilinmiyor.
Ancak mahkeme, "terör örgütüne üye olmak" suçundan 10 yıla kadar hapisleri istenen tutuksuz sanıklar BBP Trabzon İl Başkanı Yaşar Cihan, BBP MKYK üyesi Halis Egemen ve iki kişi için de duruşmalara katılma zorunluluğunu kaldırdı.
Şimdi, azmettiricilikle suçlanan ve aynı ceza talep edilen polis muhbiri Tuncel’in üniversitedeki devam durumu ve kaydını dondurmasıyla ilgili araştırma yapılacak. Bunda, devamsızlık döneminde Tuncel'in faaliyetleri araştırılıyor.
Cinayetin bir örgütlenmenin sonucu olduğunu vurgulayan avukat Cinmen, endişelerini bianet için şu şekilde özetliyor:
"Yargılananlar Dink cinayeti etrafındaki örgütlenmenin bütününü teşkil etmiyor. Örgütlenme Trabzon Emniyeti, Trabzon Jandarma Komutalığı ve İstanbul Emniyeti'ne yayılmış durumda. Çünkü bu üç yapı, Dink'in öldürüleceğini bir yıl öncesinden biliyordu.
"Şu anda Trabzon'da iki jandarma görevlisi yargılanıyor. Bu dosya, İstanbul'da Cerrah ve ona bağlı görevlilere açılacak olası bir davanın dosyası, cinayet davasıyla birleştirilmezse, bu örgütlenme olduğu gibi ortaya çıkamaz." (EÖ/TK)
|
Home Page |
Documents | About Us |
Links
| Çocuk Sitesi | BİAMag |
Kadının Penceresi | News in English
This website is published within the framework of "Journalism for Rights, Rights for Journalists" -dubbed as BİA3 - project implemented by the IPS Communication Foundation with the financial assistance of the Swedish International development Agency (SIDA). International Freedom of Expression eXchange (IFEX) has also contributed to the website's upgrading costs. The contents of this website are the sole responsibility of IPS Communication Foundation and under no circumstances be regarded as reflecting the position of the EU and SIDA and IFEX. |