
Last Modified 09-01-2009 22.51
News Tags
Related Bianet News
News
1977 ve 12 Eylül'ün ardından gelen Taksim yasağıyla polis şiddeti 1989'da Mehmet Akif Dalcı'nın öldürülmesine, bir yıl sonra Gülay Beceren'in felç olmasına neden oldu. Vali Güler'in tek sorumluluğu bu listeye yeni isimlerin girmesini engellemek.
BİA Haber Merkezi - İstanbul
30-04-2008
Sendikaların 1 Mayıs'ı Taksim meydanında kutlamak
istemelerinin bir sebebi de 1977'de yaşananlar.
O yıl, yüz binlerce insanın katıldığı kutlamalarda kimliği belirlenemeyen kişilerin ateş açması sonucunda 40'a yakın insan öldü. Aradan geçen sürede olayın failleri bulunamadı.
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) ve Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da Taksim için çağrı yaparken 1977'de yaşananların araştırılmasını da istedi.
1977'nin ardından sonraki yıl da 1 Mayıs Taksim'de kutlandı. 1979'da Sıkıyönetim Komutanlığı mitinge izin vermedi. 12 Eylül askeri darbesiyle de yasak kurumsallaştı.
1987'de bir grup milletvekili Taksim'deki anıta çelenk bırakabildi. 1989'daysa 12 yıl aradan sonra Taksim'de 1 Mayıs'ta yine bir insan hayatını kaybetti: Mehmet Akif Dalcı.
Dalcı 18 yaşında bir işçiydi. 1 Mayıs günü Beyoğlu'ndan Taksim'e çıkmak isterken polisin müdahale etmesi üzerine grup Kasımpaşa'ya doğru gitmeye başladı. Polis ateşine taşla karşılık veren Dalcı, Şişhane'de vurularak öldürüldü.
Devrimci Sol bir süre sonra Dalcı'yı hedef gözeterek vurduğu iddia edilen polis memuru Kazım Çakmakçı'yı öldürdü.
Ertesi yıl, Taksim'e çıkmak isteyen göstericilere ateş açan polis, yine Devrimci Sol üyesi, İstanbul Teknik Üniversitesi öğrencisi Gülay Beceren'in felç olmasına neden oldu.
1996'da Kadıköy'de yapılan mitingde yine polis ateşi sonucunda Dursun Odabaşı, Yalçın Levent ve Hasan Albayarak öldürüldü.
Geçen yıl 1 Mayıs günü Dolmabahçe ve Taksim'de polis gaz bombaları ve copla mitinge gelenlere aşırı şiddet uyguladı. Yüzlerce insan gözaltına alındı. Şehir dışından gelenlere müdahale edildi. Gazetecilerin çalışması engellendi, polis şiddet uyguladı.
Polisin yoğun şekilde kullandığı biber gazından etkilenen bir kişi, 75 yaşındaki İbrahim Sevindik yollar kapalı olduğu için hastaneye geç ulaştırıldı ve kısa süre sonra da hayatını kaybetti.
İstanbul Valisi Muammer Güler, bu yıl da geçen yıl yapılan uygulamanın tekrarlanacağını söylüyor.
30 yılda kutlama yapmak, emekçilerin dayanışma gününde yan yana durmak istediği, hatta sadece o sırada orada bulunduğu için 40'tan fazla insan polisçe öldürüldü; yüzlerce insan dövüldü, gözaltına alındı, yargılandı.
Güler, yarın bu sayıların artmamasından sorumlu. Aslında saydıkları bir yana, tek sorumluluğu da bu. (EÜ/GG)
|
Home Page |
Documents | About Us |
Links
| Çocuk Sitesi | BİAMag |
Kadının Penceresi | News in English
This website is published within the framework of "Journalism for Rights, Rights for Journalists" -dubbed as BİA3 - project implemented by the IPS Communication Foundation with the financial assistance of the Swedish International development Agency (SIDA). International Freedom of Expression eXchange (IFEX) has also contributed to the website's upgrading costs. The contents of this website are the sole responsibility of IPS Communication Foundation and under no circumstances be regarded as reflecting the position of the EU and SIDA and IFEX. |