
Last Modified 08-01-2009 04.36
News
Kadın Platformu ve Baro Kadın Hakları Komisyonu üyeleri Kadına Yönelik Şiddetle Karşı Mücadele Gününde kadına yönelik şiddetin dünyanın her tarafında sürdüğünü söyledi; kadınların aile içi şiddet, gelenek, yoksulluk ve işgallerden çektiklerini anlattı.
Antakya gazetesi - Hatay
26-11-2004
Kadın Platformu ve Hatay Barosu Kadın Hakları Komisyonu üyeleri bir basın açıklaması yaparak kadına yönelik şiddetin son bulması için tüm kadınları el ele vermeye çağırdılar.
Platform adına konuşan Dilek Dablan "kadınlara yönelik her türlü şiddetin Birleşmiş Milletler'in Pekin deklarasyonu ile yasak sayıldığını fakat pratikte sürdüğünü" söyledi.
Dablan, "25 Kasım"ın 1999'da BM Genel Kurulu'nda "Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü" olarak kabul edildiğini hatırlatarak şunları söyledi:
* Kadınlar eşlerinden, sevgililerinden, babalarından, ağabeylerinden yoğun şiddet görüyorlar. Bu kadınlar arasındaki büyük payı eğitimli kadınlar oluşturuyor.
* Aileyi dişi kuş yapar" şeklindeki inanış hakim olduğu için kadın şiddet karşısında susmak zorunda kalıyor. Namus, töre adına kadınlara yönelik kötü muamele ve işkence, Türkiye ve bir çok ülkede yaygın.
* Dünyanın birçok ülkesinde ekonomik bağımlılık, gelenekler, dinsel inanışlar ve yoksulluk kadınları tacize, şiddete katlanmak zorunda bırakıyor. Uyuşturucu ve silahtan sonra en büyük kar kaynağı olan insan ticaretinin mağdurları genellikle kadınlar oluyor.
* Mısır, Çad, Etiyopya, Nijerya, Somali'de kadınlar sünnet ediliyor. Pakistan'da tecavüz kurbanı kadınlar olayı ispatlayamazlar ise kırbaçla cezalandırılıyorlar. Suudi Arabistan'da kadınlar yanlarında erkek yoksa sokağa çıkamıyor, haklarını aramaya kalkışmaları utanç verici görülüyor.
* Fransa'da her ay altı kadın aile içi şiddet nedeniyle hayatını kaybediyor. Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) her altı dakikada bir kadına tecavüz ediliyor.
* ABD askerleri tarafından Irak toprakları işgal ediliyor, orada yaşayan her canlıya vahşice saldırılıyor kadınlara sistematik tecavüz ve işkence ediliyor. Kürt kadınları devletin kimliksizleştirme politikalarına maruz kalırken diğer taraftan da toplumun feodal yapısı ile çatışmak zorunda kalıyor.(EÜ)
|
Home Page |
Documents | About Us |
Links
| Çocuk Sitesi | BİAMag |
Kadının Penceresi | News in English
This website is published within the framework of "Journalism for Rights, Rights for Journalists" -dubbed as BİA3 - project implemented by the IPS Communication Foundation with the financial assistance of the Swedish International development Agency (SIDA). International Freedom of Expression eXchange (IFEX) has also contributed to the website's upgrading costs. The contents of this website are the sole responsibility of IPS Communication Foundation and under no circumstances be regarded as reflecting the position of the EU and SIDA and IFEX. |