Last Modified 08-01-2009 11.40

Erdoğan: Peki Ya Cumhuriyet Gazetesinin Bana ve Partime Yaptıkları?

Başbakan Erdoğan Saraybosna'dan İlhan Selçuk'un "uzlaşma" mesajına cevaben konuştu: "Yönetiminde bulunduğunuz gazetenin gerek şahsım, gerek partimle alakalı şu ana kadar yaptıklarını ne yapacağız?"

BİA Haber Merkezi - Bosna hersek

25-03-2008

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhuriyet başyazarı İlhan Selçuk'u kastederek "Sayın Selçuk'a diyorum ki, yönetiminde bulunduğunuz gazete de dahil olmak üzere, tüm medya gruplarının gerek şahsım, gerek partimle alakalı şu ana kadar yaptıklarını ne yapacağız? Aynı şekilde diğer medya organlarının şu ana kadar yaptıkları tahrikleri nereye koyacağız? Diğer köşe yazarlarının hakarete varan yorumlarını, partimle ilgili yaptıklarını nereye koyacağız? Ben herşeye rağmen bunları üstlenirim. Eğer ülkem kazanacaksa biz kaybetmeye hazırız" dedi.

"Ben hep uzlaşma mesajı verdim" 

Bosna Hersek Bakanlar Kurulu Başkanı Nikola Spiriç'le görüşmesinin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, Selçuk'un serbest bırakılmasının ardından kendisine yaptığı "uzlaşma" çağrısıyla ilgili "Uzlaşma mesajının metnini de okursa çok daha isabetli olur. Ben hep uzlaşma mesajı verdim, hâlâ da vermeye devam ediyorum" diye konuştu.

"Hiçbir zaman gerilimin tarafı olmadık, olmayacağız, diyorum. Bunun için yapılması gereken neyse onu yapıyorum. Halkımın arasında buna gayret ediyorum. Medyadan da destek istiyorum. Gerilimde medya çok büyük rol oynadı."

Erdoğan, Milliyetçi Hareket Partisi'nin (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin bugün partisinin grup toplantısında yaptığı açıklamalarla ilgili olarak şunları söyledi:

"Bahçeli'nin daha önce söyledikleri başkaydı, şimdi başka şey söylüyor. Burada bir çözüm aranıyorsa bu çözüm için konuşulur. Biz herhangi bir endişe ile geleceği bakmıyoruz. Aynı şekilde Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) takındığı tavırlara göre de bir tavır içerisinde değilim. Bizim anayasa değişikliği içinde zaten partilerin kapatılmasını zorlaştıracak, adeta yok hale getirecek bir çalışmamız vardı. Bu vesile ile olan birşey değil."

Bahçeli'nin "kırmızı çizgi"leri... 

Bahçeli bugün parti kapatılmaması ilkesinin kapsamına "terörü" ve "şiddeti" meşru bir araç alarak gören siyasi partilerin de dahil edilmesinin kendi yaklaşımlarına ters olduğunu söyledi, "kırmızı çizgi"lerini şöyle aktardı:

  • Parti kapatılması davasının Yargıtay Başsavcısı tarafından resen açılmasını önlemek için bunun siyasi izne bağlanması,
  • Parti yöneticilerinin işlediği suçların parti kapatma gerekçesi olmaktan çıkarılması,
  • Bireysel sorumluluk kapsamında bir eylemin suç sayılması için peşinen kesinleşmiş mahkeme kararı aranmasını öngören ve yöneticilerin siyasi yaptırımla cezalandırılmalarını dışlayan yaklaşımlar. (NZ/GG)
* Bu haberi cnnturk.com ve ntvmsnbc.com'dan yararlanarak derledik.

Home Page | Documents | About Us | Links | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English

This website is published within the framework of "Journalism for Rights, Rights for Journalists" -dubbed as BİA3 - project implemented by the IPS Communication Foundation with the financial assistance of the Swedish International development Agency (SIDA). International Freedom of Expression eXchange (IFEX) has also contributed to the website's upgrading costs. The contents of this website are the sole responsibility of IPS Communication Foundation and under no circumstances be regarded as reflecting the position of the EU and SIDA and IFEX.