1 Aralık Pazartesi, Son güncelleme 18.03

Kadınlar Barış İçin Adana, Diyarbakır, İstanbul'da Mitinglerde

İstanbul, Adana, Diyarbakır'da 31 Ağustos'taki barış mitinglerine katılan Yoleri, Yurdalan, Yıldırım, Danış Beştaş "Savaşın en büyük mağduru kadınlar. Hayatımızı militarize ediyor. Barış için sesimizi yükseltelim" diyor, bütün kadınları eylemlere davet ediyor.

BİA Haber Merkezi

29 Ağustos 2008, Cuma

1 Eylül Barış Günü için mitingler, bu yıl 31 Ağustos'ta, Adana, Diyarbakır ve İstanbul'da düzenleniyor. bianet Türkiye Barış Meclisi'nin mitinglerine katılacak kadınlarla konuştu.

İstanbul'daki miting saat 14:00'te Kadıköy İskele Meydanı'nda.

Diyarbakır'da İstasyon Meydanı'nda saat 16:00'da buluşuluyor.

Adana'daysa saat 16:00'da Mimar Sinan Tiyatro Alanı'nda buluşulacak ve miting Uğur Mumcu Meydanı'nda gerçekleşecek.

Yıldırım: Savaş kadın için yok oluş demek

Adana'dan Başak Yıldırım "Savaş öncelikle kadınlar için yok oluş demektir" diyor. "Militarizm kadına karşı bir anlayıştır ve savaşlardaki öncelikli uygulamadır. Militarizm biz kadınlara iyi gelmiyor; bozuyor bizi."

Yıldırım "Irak'ta, Bosna'da, birçok yerdeki savaşların kadınlara neler yaptığını her gün izledik. En önemlisi kendi ülkemizdeki savaşın etkilerini yaşayan Kürt kadınların acılarına tanığız. Kadınların, önce kadınların bu savaşa karşı çıkış, barış çabalarına destek vermeleri anlamlıdır."

Danış Beştaş: Kalıcı barış istiyoruz

Avukat Meral Danış Beştaş, Diyarbakır'daki mitingin düzenleme komitesinden. "Savaşlarda maalesef en çok acı çekenler kadınlar. Çocuklarını, eşlerini kaybedenler onlar. Kayıplar kadınlar için çok daha ağır travmalar üretiyor" diye konuşuyor.

"Biz kadınlar artık çocuklarımızı toprağa gömmek istemiyoruz. Toprak kana doydu. Savaşın aktif bir unsuru olmasak da, savaştan en çok zarar görenler olarak bir an önce bitmesini ve bu topraklarda demokrasi, kalıcı, adil onurlu bir barış istiyoruz."

Danış Beştaş bütün kadınları barış için mitinge çağırıyor: "Bütün halk, özelikle kadınlar yüreklerindeki barış özlemini duyurmak, çocuklarımızın ölümlerine 'dur' demek, hiçbir annenin ağlamaması için, alanlarda olmalı. Unutmayalım, acının ve gözyaşının rengi yoktur."

Yurdalan: Fark etsek de etmesek de barış hepimiz için gerekli

Nilgün Yurdalan İstanbul'daki eyleme katılıyor. "Savaş kadınları en fazla mağdur eden ortamı yaratıyor. Tecavüz, göç, yoksulluk, sokaktaki ve evdeki şiddet çok artıyor. Gündelik hayatlarımız militarize ediliyor. Bu yüzden barış için söylenen sözler ve eylemler çok önemli" diyor.

Yurdalan "Kadınların barış eylemlerine katılması çok önemli" diye konuşuyor. "Fark etsek de etmesek de, barış hepimiz için gerekli. Özellikle kadınların, savaştan hiçbir çıkarı yok."

Yoleri: Yaşam hakkımız tehlikede, barış talebimizi bütün kadınlarla söylemek istiyoruz

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, aynı zamanda İstanbul'daki mitingin de düzenleme komitesi başkanı. Kadınlara ilk anımsattığı şey, mitingin yasal olduğu, gerekli resmi işlemlerin tamamlandığı; dolayısıyla eyleme katılmakta çekinecek, endişelenecek bir yanın olmadığı.

"1 Eylül Barış Günü için bütün dünyanın insanlarıyla birlikte barış talebimizi dillendireceğiz" diyor.

"Türkiye'deki çatışma ortamı, patlamalar, şiddet olayları, bölgemizdeki savaşlar ve savaş tehditleri varken, hepimizin yaşam hakkı tehlike altında. Buna karşı bir şey söylememiz gerek. O da en masum ama en önemli talebimiz olacak. Barış talebimizi bütün kadınlarla birlikte söylemek gibi bir umudumuz var." (TK/EZÖ)

Ana Sayfa | Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English
Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında

Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, "Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük" -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde SIDA'nın tutumunu yansıtmamaktadır.